ALKIŞLAMAK geçi. f. Sanatkârane bir temsili, hitabet ve gösteri esnasında bir şahsı veya fikri el çırpmak suretiyle takdir ve tasvip ettiğini belli etmek: Kim ne söylerse hemen el vurup alkışlanacak/Yaşasın! Kim yaşasın? ömrü olan... Şak şak şak (M. A. Ersoy). || Meç. Takdir etmek, beğenmek: Bugün en büyük gark mütefekkirleri olarak alkışlamağa devam ettiğimiz Gazali'nin ve Muhiddini Arabi'nin... (P. Safa). Beğenmek, alkıglamak bir sözün doğru olduğunu anlamak, tenkit gücünden gelmez mi? (N. Ataç).