Alkışlanmak ediig. f. El çırpılarak beğenilmek: Piyesin bas aktörü çok alkışlandı. Mec. Beğenilmek, desteklenmek, takdir edilmek: Nazlı büyümüş, o güne kadar her yaptığı beğenilmiş, alkışlanmış (B. Necatigil).
Alkışlanmak ediig. f. El çırpılarak beğenilmek: Piyesin bas aktörü çok alkışlandı. Mec. Beğenilmek, desteklenmek, takdir edilmek: Nazlı büyümüş, o güne kadar her yaptığı beğenilmiş, alkışlanmış (B. Necatigil).