ALKOLİZM i. (fr. alcoolisme). Tıp. Aşırı derecede alkollü içki alanlarda bas gösteren marazı bozuklukların adı: Nietsche ile ibsen'den hizalan bedbinliği alkolizmde kuvvetli bir zemin buluyordu (A. H. Tanpınar). II Etilalkol veya âdi alkolle zehirlenme.
— ANSIKL. Her ne kadar alkole dayanıklılık bünyeye göre değişirse de, bilim çevreleri, erişkin bir kimsenin kilosu basına günde bir gram saf alkolü hiç bir zaman asmaması gerektiğini tespit etmiştir. Bu hesaba göre, 75 kiloluk bir insanın bir günde alabileceği alkol dozu dörtte üç litre 10°lik şarap veya bir buçuk litre 5°lik biradır. Alkol zehirlenmesi, çoğunlukla likörden (bunlara katılan esanslar içkiyi daha zararlı hale sokar), rakıdan, aperitiften, kokteyllerden ve şaraptan olur. Alkolizmin iki şekli vardır:
• Had alkolizm veya sarhoşluk, nispeten kısa zamanda, meselâ bir oturuşta büyük miktarda alkol almaktan ileri gelir. Fakat bu doz bünyeye göre değişir. Sarhoşluğun ilk anlarında ruhî bozukluklar belirir: neşe, taşkınlık veya üzüntü, bitkinlik, bazen de kendinden geçme (mistik veya şehevî olabilir), can yakma isteği, hattâ intihara kalkışma. Bu dönem geçince sarhoş az veya çok derin bir komaya girebilir; sonra da, kısa veya uzun bir süre içinde bozukluklar kaybolur. Ne var ki, kısa zamanda alınan büyük miktarda alkol ölüme yol açabilir.
• Kronik alkolizm, küçük dozlarla da olsa, alkol almayı alışkanlık haline sokmaktan ileri gelir. Onun için yavaş yavaş yerleşir, belirtileri de uzun süre farkedilmez; fakat bütün bu sinsiliğine ve yavaş yavaş gelişmesine rağmen, bazen çok ağır sonuçlar doğurabilecek, hattâ ölüme kadar götürebilecek karmaşıklıklara yol açar.
Alkolik kimsede özellikle sindirim bozuklukları görülür: iştahsızlık, bulantı, sabahları balgam çıkarma, yanma ve sinir bozuklukları: parmakların titremesi, baldırlarda kramp, kâbus (korkunç hayvanlar). Organların bozulması midede gastrit (ülser ve kanser ihtimali), karaciğerde de astrofik tipte bir siroz şeklinde belirir. Sinir dokularının bozulması, reflekslerin önce tahribine, sonra da yok olmasına yol açar; bunu, alkol polinevriti ve çoğu zaman onunla birlikte ortaya çıkan ruhî bozukluklar takip eder (Korsakov psikozu). Bu belirtilere görüş (ambliyopi), böbrek (nefrit), kalp (miyokardi), cinsiyet (anafrodizi veya iktidarsızlık) bozukluklarının eklendiği de çok sık görülmüştür. Bir hastalığın seyri sırasında, aşırı içki yüzünden durum birden ağırlaşabilir veya delirium tremens dediğimiz had düzensizlikler belirir. Alkoliklerde bazı hastalıklar, meselâ zatürree, çok tehlikeli olabilir, kolaylıkla vereme yol açar. ölüm, genellikle bir delirium tremens esnasında veya enfeksiyon yahut iç organlar ihtilâtından olur. Bu gibi bir kazaya uğramayan alkolik, sonunda tam mânâsıyle çöker, kaşeksi'ye uğrar ve ölür.
• Türkiye'de 1950 yılında 6 278 675 İtlik rakı ve 3 317 352 İt. lik şarap tüketimi, 1962'de 13 829 758 İt. lik (rakı) ve 4 609 731 İt. lik (şarap) bir seviyeye vardı. Bunda nüfus artışının önemli bir etkisi düşünülebilirse de, 1950'de fert basına düşen yıllık alkol miktarı 1,30 lt. iken 1962'de 3 lt. ye çıkmıştı.
Alkolizm ile ilgili olarak Adliye'de, 1957 yılında 7 826 sanık hakkında 5 936 amme davası açıldı; bu sayı 1954'te 9 217'ye çıktı, sanık sayısı da 11 351'e yükseldi (1957-1962 arası alkol suçlarında artış yüzde 45). Kronik alkolizm hakkında kesin bir istatistik yoktur. Çünkü bu tip hastalar çok defa hastahaneye baş vurmamaktadırlar. Ancak kronik alkolizm oranının Türkiye'de, meselâ İskandinav ülkeleriyle ölçülemeyecek kadar düşük olduğu bilinmektedir. Bakırköy Akıl hastahanesinde tedavi edilen kronik alkolikler: 1959'da 233 erkek, 6 kadın; 1960'da 235 e.. 6 k.; 1961'de 229 e., 9 k.; 1962'de 306 e., 15 k.; 1963'te 406 e., 9 k.; 1964'te 416 e., 14 k.; 1965'te 210 e., 13 k.; 1966'da 277 e.. 11 k.; 1967'de 387 e., 22 k.; 1968'de 415 e., 15 k.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla