Allanmak, dönşl. f. Kızarmak, kırmızı bir renk bağlamak: Güneş doğar iken allanır dağlar / Yeşil ipeklere boyanır dağlar (Türkü). Altın başak nazlı nazlı sallanır / Gün vurdukça çilekler hep allanır (Sinoplu Emîrî).
— DEY. Allanıp pullanmak, süslenmek, beğenilir hale gelmek: ...ışık vesaire hileleriyle allanıp pullanmış eserler... bir hafta güç belâ dayanır (R. N. Güntekin).


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla