Alabildiğine zf. ve sıf. Sınırsız, uçsuz bucaksız: Hürriyet, alabildiğine yıldızlara kadar uçan bir hürriyet vardı (S. F. Abasıyanık). Realiteden alabildiğine uzaklara gitmek, iste sark düşüncesi (P. Safa). || Asırı derecede, lüzumundan fazla: Bu farfara, alabildiğine konuşkan adamın Yahya Kemal'i bu işte kısırlaştırdığı aşikârdır (A. H. Tanpınar).


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla