Alman Merkez partisi (aim. Zentrumspartei), Reich ve Weimar cumhuriyeti zamanında alman siyasî topluluğu; 1852'den beri, Prusya diyetinde katolik parlamento üyelerini bir araya getirmiş olan Katolik kanadın yerine geçen Merkez birliği (Anayasa partisi) 1870'te 48 üye ilde kuruldu. Günah çıkartma usulünün terk edilmesi, Merkez'in Protestanlara da açık bulundurulacağı anlamına geliyordu. Gerçekten de, 1945'e kadar, bütün sosyal sınıflara bağlı katoliklerden kurulu bir parti olarak kaldı; önceleri ağır basan asillerin ve toprak sahiplerinin yerine, zarnanla burjuvalar, aydınlar ve hınstiyan sendikacılar geçti. 1945'te de C.D.U. ya (Hıristiyan Demokrat parti [Christlich Demokratiche union]) dönüştü, önce Westfalen'li Hermann von Mallıngkrodt ile Hannover'li Windhorst, 1891'de Wmdhorst'un ölümünden sonra Hessen'Ii Lieber ve Bavyera'lı baron Hertling ve nihayet Birinci Dünya savası ve Weimar cumhuriyeti zamanında Prusya'lı Peter Spahn ve Baden'li Elzberger, şansölye Fahrenbach, Wirth, Marx, Brüning ve sendikacı Stagervald bu partiyi yönettiler: üyelere her zaman oy serbestliği tanındı; ancak bu oy serbestliğine rağmen, özellikle Kulturkampf (1870-1887) devrinde, Bısmarck'a karşı sürdürülen uzun mücadele sırasında ve sadece din konusunda partiyi bölünmez bir bütün olarak görmekteyiz. Sosyal, iktisadî ve askerî bakımlardan Merkez partisi temsilcileri arasında, geldikleri bölgelere ve temsilcilerinin memleketlerine göre bölünmeler oluyordu; iki dünya savaşı arasında Bavyeralılar, Bavyera Halk partisi adı altında ayrı bir parti bile kurdular ye 1925 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sosyalistlerin desteklediği Merkez parti temsilcisi Marx'a karsı mareşal Hındenburg'un kazanmasını sağlayacak kadar federal hükümetin politikasını etkilediler.

Şansölye Caprivi ve Hohenlohe'yi tutan Alman Merkez partisi, 1918 yenilgisinden sonra nihayet iktidara geldi, ama yıllar geçtikçe cesareti artan milliyetçiler, kendilerine siyasî bakımdan fayda sağlayan bu yenilgiden ötürü Merkez partisi üyelerini ve özellikle Rethondes ateşkes antlaşmasını imzalayan Erzberger'ı (1921 nisanında katledildi) suçladılar. Kanunî otoritelere bağlı merkezciler şansölye Brüning ile nasyonal-sosyalist hareketi kanunî yollardan yok etmeğe çalıştılar. Ama Brüning, Hindenburg tarafından beklenmeyen bir anda görevden uzaklaştırıldı (31 mayıs 1932) ve yerine Prusya Merkez partisinin eski bir üyesi olan Von Papen getirildi. Von Papen, partisinin arzusuna rağmen Hıtler'ın iktidara gelmesini sağladı. Az zaman sonra da parti ortadan kalktı.