KURUMLAR

Anayasa ve idare

Federal cumhuriyet. Almanya Federal cumhuriyetinin kurulusu 3 mayıs 1949'da Bonn'da ilân edildi. 8 Mayıs 1949'da kabul edilen anayasa, fertlerin temel haklarını anlatan bir giriş bölümüyle başlar. Bundan sonra, Federasyonun ve onu meydana getiren Devletlerin karşılıklı hakları, federal hakkın devlet hakkına üstün olduğunu belirten eski ilke (Reichsrecht Bricht Lands-recht) göz önünde tutularak tarif edilir. Başlangıçtaki 11 Devletten üçü (Baden, Würt-temberg-Baden, Wurttemberg-Hohenzollern), 1951'de yapılan bir plebisit sonucunda tek bir devlet halinde birleştirilmiştir (Baden-Wurttemberg). Her Devletin, eğitim, mezhep, bayındırlık işleri, mahalli gelir ve giderler bakımından oldukça önemli bir muhtariyeti vardır. Diplomasi, iktisat, ordu ve polis, federal hükümetindir. Yasama gücü, cumhuriyetin bütününü temsil eden Federal meclis (Bundestag) ile Lânder denilen Devletlerin temsilcisi Federal kurula (Bundesrai) aittir. Parlamentoyu meydana getiren bu iki meclis dört yıl için seçilir.

Federasyon başkanı (cumhurbaşkanı) ise 5 yıl için bir Federal kongre tarafından seçilir; bununla beraber, hükümet işleri, başkanın teklifi üzerine Federal meclis tarafından seçilen federal şansölye («Kanzler», başbakan) ve bakanlar tarafından yürütülür. Yargılama gücü, Federasyonun Anayasa mahkemesi, Federal yüksek mahkeme, Federal mahkemeler ve Devletlerin mahkemeleri tarafından yürütülür.

• Batı Berlin. Fiilî iktidar Batıh (Amerika, İngiltere, Fransa) işgal kuvvetleri kumandanlıklarına ait olmakla beraber, bunlar mahalli idarelerin kurulmasına izin vermişlerdir. Belediye teşkilâtı, her belediye dairesinde bir müdür ve bir belediye meclisini öngörür. Halkın vasıtasız genel oyu ile bütün şehir için bir temsilciler meclisi (Stadt-verordnetenversammlung) seçilir. Meclis yetkisini hükümetten alan ve 16 senatörden yardım gören bir belediye reisi tayin eder. Bütün mahallî idare kararlarının işgal idaresi tarafından onaylanması gereklidir.

• Demokratik cumhuriyet. Alman Demokratik cumhuriyetinin anayasası, Almanyanın bir «bölünmez demokratik cumhuriyet» olduğunu, bayrağının siyah, kırmızı ve sarı renkler taşıdığını, Berlin şehrinin Devletin başkenti olduğunu belirtir. Yüksek iktidar «Volkskammer» e (Halk meclisi) aittir. Bu meclis, bir taraftan devlet başkanı rolünü oynayan bir Devlet konseyi, bir taraftan da kendi seçtiği bakanlarla hükümet işlerini yürüten bir Başbakan seçer. Hükümet, Meclisten güvenoyu almakla görevlidir. Berlin'in doğu kesimi ayrı bir idarî bölümdür (Bezirk); şehrin bölünüşü sebebiyle birtakım idarî özellikleri vardır. Merkezlerinin adları ile tanınan diğer Bezirk'ler şunlardır: Cottbus, Dresden, Erfurt, Frankfurt an-der-Oder, Gera, Halle, Karl-Marx-Stadt (Chemnitz), Leipzig, Magdeburg, Neubranden-burg, Potsdam, Rostock, Schwerin, Suhl.

Öğretim

Federal cumhuriyet. Nasyonal-Sosyalist rejiminin hüküm sürdüğü kısa bir merkeziyetçi devreden sonra Federal Almanya'da, okul konusunda geleneksel bir merkeze bağlanmama sistemine dönüldü: Federasyonu meydana getiren «memleket» ler (Lander), kendilerine ait okul işlerinde tam yetkilidir. Bununla beraber, bu değişikliklerin (özellikle ders yılının başlangıcı, tatil süreleri, öğrenim süresi ve diplomalar) doğuracağı mahzurları önlemek üzere, çeşitli «memleketler» in kültür bakanları, bölge özelliklerine ilişmeden okul sistemini birliğe kavuşturmak üzere muntazam şekilde toplanırlar. Altıncı yaştan itibaren mecburî olan ilköğretim, sekiz veya dokuz yıl (liseye gidecekler için dört yıl) sürer; bunu üç yıllık tamamlayıcı dersler takip eder. Beşinci yıldan itibaren öğrenciler yabancı dil derslerine katılabilirler. İlkokulların çoğu «dinî veya hıristiyan ilkokulu» olduklarından, Kilisenin büyük etkisi altındadır, öğretmenin, prensip olarak, bakalorya imtihanı geçirmesi gerekir, öğretmen bir pedagoji akademisinde iki veya üç yıl çalıştıktan sonra birinci imtihana girer. İki yıl hizmet sonunda girilecek ikinci bir imtihandan sonra asil öğretmen olarak tayin edilebilir.

• Ortaöğretim. Bunun süresi dokuz yıldır. İlk yılda birinci yabancı dil, üçüncü yılda ikinci yabancı dil, dördüncü ye altıncı yıllar arasında üçüncü yabancı dil öğretimi yapılır (Latince ve Grekçe yabancı dil sayılır); dördüncü bir dil yedinci yıldan itibaren ihtiyarî olarak seçilebilir.

Bakalorya imtihanı aynı müessesede, lise (Gymnasium) öğretmenlerinden meydana gelen bir jüri önünde verilir.

Ortaokul tipinden 700 okulda (Mittelschule) kısa bir ortaöğretim yapılır; öğretim süresi üç ile altı yıldır. Ayrıca, meslekî okullarda, tamamlama kursları da bulunur.

Din öğretimi, genel olarak mecburî dersler arasında yer alır. Okul disiplini öğrencinin okul dışındaki hareketleri ile de ilgilenir. Prensip olarak, öğretim ve kitaplar parasızdır. Gerçekte ise Weimar Anayasasının koyduğu bu kural ancak bazı nadir «memleketlerde uygulanır, öğretmenler müsabaka ile alınmaz. Dört yıllık bir öğrenimden sonra «ilim» denilen birinci imtihanı geçirirler, fakat bu imtihan herhangi bir hak sağlamaz; iki yıllık pedagoji öğreniminden sonra «pedagojik» denilen ikinci bir imtihan geçirilir, birçok Avrupa memleketlerinde kabul edilen ihtisaslaşma yoktur.

• Yükseköğretim alanında, 1962'de, 18 üniversite, 8 politeknik enstitü, 47 yüksek okul bulunuyordu, öğrencilerin dörtte birinden fazlası yüksek tekniköğrenim yapar. Bu öğrencilerin çoğu küçük ve orta burjuvazi tabakasından gelir. Sınırlı sayıda burslar vardır, öğrenciler, menfaatlerini savunmakla görevli temsilciler seçerler (Asta).

Özellikle klasik fakültelerin yeniden düzenlenmesine dayanan modern bir öğretim sisteminin denendiği Bochum üniversitesinin açılmasından sonra, Batı Berlin'de de olmak üzere, Federal Almanya cumhuriyetinde 20 üniversite, 9 yüksek teknikokul ve üniversite seviyesinde 4 yüksek okul vardır. ] 91 l'de kurulan Kaiser Wilhelm derneğinin 1948'de yerini alan Max Planck Bilim Teşvik derneği, şimdi 48 enstitü ve araştırma merkezine sahiptir.

Alexanders on-Humboldt tesisi daha çok yabancı genç bilim adamlarıyle ilgilenir ve Almanya'da ilmî araştırma yapmaları için burslar verir.

• Federal eyaletler (Lânder). Millî Eğitim bakanları konferansı, 1967'den bu yana bütün ülkede okulların sonbaharda açılacağını öngören Bavyera okul takvimini kabule karar vermiştir. Bununla beraber, dokuz yıllık öğrenim süreleri olan «Kuzey grubu» federal eyaletlerinde (Berlin, Aşağı Saksonya, Bremen, Hamburg ve chleswig-Holstein), eski sisteme göre öğrenime başlamış olan öğrenciler 9 yıl süreyle öğrenimlerini Paskalyada bitirmeğe devam edeceklerdir.

Demokratik cumhuriyet. 1964'te yürürlüğe giren yönetmeliklere göre, bütün demokratik cumhuriyette okul rejimi çeşitli öğretim dallarında merkezîleştirilmiş ve birleştirilmiştir. Bütün müesseseler eğitim bakanlığına bağlıdır. Okullarda dinî öğretim, müfredatta yer almamak şartıyle yapılır, öğretimi demokratlaştırmak için bütün tedbirler alınmıştır. Mecburî öğretim, Federal Almanya'da olduğu gibi altı yaşında başlamakla beraber, 18 yaşında sona erer. Aradaki 12 yıllık öğretimin teşkilâtı birleştirilmiştir. Birleştirilmiş okulun iîk devresi altı yıl sürelidir; beşinci yıldan itibaren ikinci bir dil mecburîdir (Rusça). İlkokullarla meslek okullarında öğretim parasızdır. Ortaöğretimde önceleri velilerin gelirine göre alınan ücret, sonradan kaldırılmıştır. «Merkezî okullar» açmak suretiyle, tek dershaneli köy okullarının kaldırılmasına çalışılmaktadır. İlkokulların en çok öğrenci sayısı 700, ortaokullarınki ise 400'dür.

Yükseköğretim alanında, 1958'de 6 üniversite ve 41 yüksek okul bulunuyordu. Oldukça büyük bir kısım öğrenci, mektuplaşma yoluyle öğretime devam eder (çeşitli sanayi alanlarında çalışan öğrenciler); yükseköğretim müesseselerinden 16'sı (üniversite veya yüksek okul) bu çeşit öğretim için teşkilatlandırılmıştır, öğrencilerin yaklaşık olarak yüzde 60 kadarı işçi ve köylü çevrelerinden gelir; öğrencilerin aşağı yukarı yüzde 90'ı bursludur ve üniversite harcı da alınmaz.

Basın, Radyo ve Televizyon

• Basın. Düzenli aralıkla çıkan gazeteler (Zeitungen) XVII. yüzyıl başlarında Frankfurt, Leipzig, Magdeburg, Augsburg, Köln gibi önemli şehirlerde çıktı. Berlin'de 1655 te çıkmağa başlayan Die Einkommende Ordinare Postzeitung 1705'e kadar bu şehrin tek gazetesi olarak kaldı; buna karşılık 1660 ta kurulan Leipziger Zeitungen haftada bej kere çıkıyordu. Almanya'nın birçok küçük devlete bölünmesi ve sıkı bir sansür, XVII. yy. da gerçek bir basının doğmasına elverişli değildi. Böyle olmakla beraber, 1700 ile 1806 arasında 115 gazete kuruldu. 1798'de Tübingen'de kurulan Allgemeine Zeitung, XIX. yy. in ilk yarısında, okuyucu sayısı bakımından hâkim durumdaydı. XIX. yy. içinde daha birçok gazete çıktı; 1932'de, yüz kadar siyasî parti veya fikir grubunun çıkarttığı 3 000'den fazla günlük gazete vardı. Bunların en önemlisi 1898'de Ullstein tarafından kurulan ve tirajı 600 000'i geçen Berliner Morgenpost''tur. Ullstein'a ait gazeteler arasında Berliner Zeitung (1877'de satın alındı) ve Vossische- Zeitung (1913'te satın alındı) vardı. Bundan başka, tirajları 60 000'i geçmemekle beraber, XIX. yy. sonunda ve XX. yy. başında dört gazete dünya çapında ün kazanmışlardı: Frankfurter Zeitung (1856'da Frankfurt'ta kuruldu), Kölnische Zeitung (1804'de Köln'de kuruldu), Frankische Kurier (1833'te Nürnberg'de kuruldu) ve Hamburger Nachrichten (1792'de Hamburg'da kuruldu).

Nasyonal-Sosyalist rejimde alman basınının çehresi değişti. 1933'te 600'den fazla gazete yayın alanından çekiliyor, buna karşılık haftalık Völkischer Beobachter iktidar partisinin günlük resmî gazetesi oluyordu.

Nazi basını da 1945'te ortadan kalktı ve Federal cumhuriyetin kuruluşu ile Batı Almanya'da 1949'da yeni bir basın doğdu ve işgal kuvvetleri tarafından 1945 ile 1949 arasında çıkartılan gazetelerin yerini yavaş yavaş alarak oldukça önemli tirajlara erişti. Düzenli bir şekilde 200 000'den fazla tirajı olan gazeteler şunlardır: Münih'te Südde-utsche Zeitung (bağımsız); Hamburg'da Bild Zeitung (bağımsız, bu gazetenin 2 800 000'e varan büyük tirajı haberlerin geniş ölçüde resimlerle verilmesiyle izah edilebilir); Hamburger; Abendblatt (bağımsız); Die Welt (bağımsız); Hamburger Morgenpost (Sosyal demokrat); Frankfurt'ta Frankfurter Allgemeine (liberal); Essen'de Westdeutsche Allgemeine ve Neue Ruhr Zeitung (ikisi de bağımsız); Dortmund'da Westfalische Rundschau (sosyalist); Düsseldorf'ta Neue Rhein Zeitung (bağımsız); Rhein-Wupper-Ruhr-An-zeigenring (bağımsız); Rheinische Post (Hı-ristiyan-Demokrat birliğinin organı); nihayet Batı Berlin'de ikisi de bağımsız olan Berliner Morgenpost ve BZ. Haftalık gazete ve dergiler arasında Köln'de yayımlanan Rheinischer Merkür (katolik eğilimli); Hamburg'da yayımlanan Sonntagsblatt (Luther eğilimli) ile yine Hamburg'da çıkan Der Spiegel (bağımsız) resimli magazin sayılabilir.

Doğu Almanya'da Berlin'in Sovyet işgal idaresi tarafından çıkartılan Tagliche Rundschau'm tirajı 800 000'i bulmuştu. Berlin'de ve iktidar partisinin sıkı sıkıya kontrolü altındaki şehirlerde yerini birtakım gündelik ve periodik yayınlara bıraktı. Bunlar arasında 400 000'den fazla tirajı olanlar şunlardır:

Neues Deutschland (Berlin), Volkstimme (Karl-Marx-Stadt), Sachsische Zeitung (Dresden), Leipziger Volkszeitung (Leipzig), Fre-ie Presse (Zwickau) ve daha az tirajlı Berliner- Zeitung (ayrıca bir akşam gazetesi de yayınlar: BZ am Abendz).

• Basın ajansları. 1849'da Bernhardt Wolf, Büyük Alman Basın ajansını kurmuştu. 1874'te anonim şirket olan bu müessese, 1933'e kadar yaşadı. Naziler tarafından değiştirilerek D.N.B. (Deutsche Nachrichten Büro) oldu ve 1945'te ortadan kalktı. Her işgalci kuvvet kendi ajansını kurdu: fransız bölgesinde Rheina sonra Sudena; amerikan bölgesinde Dena; ingiliz bölgesinde D.P.D. (Deutsche Pressedienst); sovyet bölgesinde A.D.N. (Allgemeine Deutsche Nachrichtendienst). Bu sonuncusu Doğu Almanya'da faaliyetine devam etmektedir; Federal cumhuriyet 1 eylül 1949'dan itibaren çeşitli elemanları bir araya toplayarak Hamburg'daki Deutsche Presse Agentur'u (D.P.A.) kurdu.

• Radyo ve Televizyon. Alman radyo yayınları hem federal idareye hem eyalet idarelerine bağlıdır. Başlıca Lander hükümetlerinin birer radyo teşkilâtı vardır. Fakat bu resmî radyonun yanında, Saar arazisinde özel bir Radyo Yayın postası (Europe no. 1) butunduğunu, bunun yayınlarının çoğunun da Paris'ten yapıldığını belirtelim. 1952 de Almanya'ya giren televizyon, 1954'ten beri bütün istasyonları içine alan ortak bir program yayınlar; bunu sağlamak için, otuz kadar verici istasyondan faydalanılır. Doğu Almanya'da radyo tamamıyle hükümetin kontrolündedir.