ALP TİGİN, Gazne devletinin kurucusu (öl. 963). Samanîler devletinin hizmetindeyken, orduda en küçük dereceden başlayarak Hassa ordusu kumandanlığına ve hacib-ül-hüccap'lığa kadar yükseldi. Samanî hükümdarı Abdül Melik Fin saltanatı sırasında devlet idaresini fiilen eline almıştı. Devrin veziri Ebu Ali el-Belamî, bu mevkie onun sayesinde geldiğinden, Alp Tigin'den izinsiz hiç bir işe girişemiyordu. Ebu Ali el-Belâmî, Alp Tigin'in şahsiyetinden ve kuvvetinden çekindiği için onu, askerî kademede en yüksek mevki olan Horasan valiliğine tayin ederek, uzaklaştırdı (961). Abdül Melik, Alp Tigin'e, ölümünden sonra oğlunun Samanî tahtına geçirilmesini vasiyet etmişti. Fakat Abdül Melik'in ölümünden sonra, kardeşi Mansur tahta geçti (962). Alp Tigin yeni hükümdara karşı geldi; Mansur da onu Horasan valiliğinden azletti. Alp Tigin ordusu ile Belh şehrine çekildi; üzerine gönderilen orduyu bozguna uğrattı; Gazne'ye yürüdü ve Gazne devletinin temelini attı. Samanî hükümdarı Mansur bin Nuh, Alp Tigin'in yeni bir deylet kurmasına seyirci kaldı ve hattâ oğlu Ebu İshak'ı Horasan ve Buhara valiliğine tayin etti. Alp Tigin'in ölümünden sonra, Gazne yöresinin eski hükümdarının oğlu tahtı ele geçirmek için isyan etti, fakat Ebu İshak, Samanı hükümdarından da yardım alarak bu ayaklanmayı bastırdı ve babasının tahtına geçti. Kısa bir süre sonra çocuksuz öldü. Gazne hanedanının kurucusu olan kumandan Sebük Tigin idareyi eline alıncaya kadar, Gazne devleti ve hanedanı kanşık bir devre geçirecek ve sonra tarihteki yerine oturacaktı.
ALP TİGİN, X. yy. sonlarına doğru islâm âleminde önemli rol oynayan türk kumandanlarından (öl. 982). Şamanoğulları devletinin hizmetindeyken hükümdar Mansur 1 ile arası açıldı. Bunun üzerine, Büveyhîler devletinin hizmetine girdi. Büveyhîlerden İzzüddevle Bahtiyar, Gazne hükümdarı Sebük Tigin ile mücadeleye girişti. Alp Tigin, İzzüddevle Bahtiyar yanında mücadeleye katıldı. Fakat Sebük Tigin'in ölümü üzerine bir kısım türklerin başına geçerek izzüddevle Bahtiyarca karşı geldi; onu Vasıt şehrinde kuşattı, fakat Adudüddevle'ye yardım gelmesi üzerine, kuşatmayı bırakarak Bağdat'a çekilmek zorunda kaldı. Kıtlık ve düşmanlarının takibi dolayısıyle Bağdat'tan ayrıldı. Diyala'ya, oradan da emrindeki kuvvetlerle Suriye'ye girdi. Şiî Fatımîlerin baskısından kurtulmak isteyen sünnî Şam halkının ricası üzerine, idareyi eline aldı; Bizans'a vergi vererek kuzey sınırında güvenliği sağladı. Bundan sonra Alp Tigin, Fatımîler ile mücadeleye başladı ve Fatımî ülkesine üst üste akınlar yaptı. Fatımî ordusu Alp Tigin emrindeki türkmen akıncılarına engel olamadı, fakat Fatımîlerin geleceğinin tehlikeye girdiğini gören Mısır hâkimi Cevher, ordu toplayarak Alp Tigin üzerine geldi, Şam'ı kuşatmak istediyse de yenilerek geri çekildi (976). Buna rağmen Cevher, ikinci bir ordu toplayarak, fatımî halifesi Aziz Billâh'ın da sefere katılmasını sağladıktan sonra, Alp Tigin üzerine yürüdü. 978'de Remle dolaylarında yapılan savaşta Alp Tigin'in ordusu yenildi, kendisi esir düştü. Halife Aziz Billah, islâm âleminde cesaret ve mertliğiyle ün yapmış olan bu türk kahramanına çok iyi davrandı, saygı göstererek onu yakınları arasına aldı. Böylece Fatımî ülkesinde nüfuz sahibi olan Alp Tigin'i, fatımı veziri Yakub bin Kilisî kendisine rakip görerek, düşman oldu ve fırsat bulunca Alp Tigin'i zehirleterek öldürttü.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla