ALSACE-LORRAİNE, Almanların 1871-1918 ye 1940-1944 arasında Alsace ile Lorraine'in meydana getirdiği idarî ve siyasî bütüne verdikleri Elsass-Lothringen adının Fransızca karşılığı.

Frankfurt antlaşmasıyle (10 mayıs 1871), Alsace'taki Aşağı Ren ve Yukarı Ren (Belfort arazisi dışında) ve Lorraine'deki Moselle (Briey kesimi dışında) ile Meurthe'ün Sarreburg ve Château-Salins idarî bölgeleri, yenik düşen Fransa tarafından Almanya imparatorluğuna terk edilmişti; fransız milletvekillerinin Bordeaux'da (17 şubat 1871) ve Millî meclis (1 mart) önündeki protestoları da fayda etmemişti. 14 507 km2, üzerinde 1 500 000 nüfusu olan Alsace-Lorraine, «imparatorluk toprağı» (Reichsland) haline getirildi ve doğrudan doğruya şansölyenin yönetimi altına konuldu; bu bölge, bütün Alman Devletler birliğinin sembolü oldu. II. Reich sırasında Alsace-Lorraine'in meyilli arazisi, askerî manevralar bakımından işe yaradı. Bismarck, önceleri Alsace- Lorraine üzerinde pek durmadı; zaten Frankfurt antlaşması bu memleketler halkına Fransa uyrukluğuna geçme hakkını tanımış ve 1 kasım 1872'den önce 158 000 kişi Fransa veya Cezayir'e geçmişti. Bismarck geri kalan Alsace-Lorraine halkının yeni yaşama şartlarına kolayca alışacağına inanıyordu. Memleketi terk edenlerin yerine hemen Almanlar getirildi.

• Diktatörlük (1871-1877). Bunun üzerine Almanlar, Alsace-Lorraine'lileri almanlaştırmayı denediler: Fransızcanın okullarda ve gündelik hayatta yasaklanması ve mecburî askerlik. Yeni Strasburg üniversitesi bir almanlaştırma merkezi haline geldi. 1874'te halk Reichstag için 15 temsilci seçmeğe çağırıldı; hemen hepsi de papaz olan temsilciler, Almanya'ya ilhakı protesto ederek meclisi terk ettiler; bunlara protestocular denildi. Bunun üzerine alman yönetimi halka karşı çok daha sıkı tedbirler aldı.

• Alsace-Lorraine hükümeti (1877-1881). Fransa'nın, beklediği «öç alma savaşı»nı yapmadığını gören memleket halkı yeni rejime alışmağa çalıştı. Alsace-Lorraine'liler Aşağı Alsace'ta genel meclis'e katılmağa razı oldular ve Alman imparatorluğu içinde bir bölge hükümeti isteyen «muhtar» bir parti kurdular. Bunun üzerine Bismarck, «bölge» bütçesi üzerinde düşüncesini bildiren bir bölge komisyonu (Landesausschuss) kurdu. Sonra Strasburg'a bir imparator temsilcisi (Statthalter) tayin etti ve şansölyenin seçtiği bir danıştay meydana getirdi: buna göre yukarıda adı geçen komisyon bir çeşit halk meclisi haline geliyordu. İlk temsilci, uzlaştırıcı Manteuffel (1879-1885) muhtariyetçilere kolaylıklar gösterdi ve bir yumuşama yarattı. Fakat 1881 seçimlerinde Alsace-Lorraine'liler yine yalnız protestocuları seçtiler.

• Pasaportlar rejimi ve yatışma (1881-1905). Bu durumu beğenmeyen Bismarck, şiddet rejimine döndü ve Hohenlohe prensini temsilciliğe tayin etti. Bunun üzerine Reichsland sıkı bir polis rejimi altına girdi. Fransızca yeniden yasaklandı, Alsace-Lorraine'e girmek isteyen her fransız için pasaport zorunluğu konuldu (1888) ve almanlaştırma politikasına şiddetle dönüldü (Almanların bu memlekette göçmeğe teşvik edilmeleri). Bununla ortalık yatıştı; pasaport zorunluğu kaldırıldı (1891); bolluk sağlanarak muhalefetin önüne geçmek üzere büyük işlere girişildi. Eski nesiller ortadan kalktıkça yeniler muhtariyet ile yetinme yoluna yöneldiler.

• Muhtar yönetim (1905-1918). Birçok Alsace-Lorraine'li, fransız hükümetinin kiliseye karşı güttüğü politikadan telâşa kapılarak ve savaşmaktan bıkarak, memleketlerinin bir imparatorluk toprağı değil, muhtar bir devlet haline getirilmesi şartıyle imparatorluk içinde yaşamayı kabul ettiler.

Wilhelm II, 30 mayıs 1911'de Reichstag'da Alsace-Lorraine için bir anayasa kabul ettirdi. Alsace-Lorraine devletinin başkenti olan Strasbufg'da kararnamelerle yaşama hakkı olan ve meclisleri kapatabilen Statthalter ile birlikte, bundan böyle, iki meclisli bir yasama organı bulunacaktı. Ayrıca Reichsland, İmparatorluk meclisine (Bundesrat) iki temsilci gönderecekti. Bununla birlikte, verilen muhtariyet gerçek olmaktan çok görünürde bir muhtariyet idi ve asıl hâkim olan temsilci idi. Bu sebeple yeni rejim yine protestolarla karşılandı. Çok sayıda bir yurtsever grup, Bücher, rahip Wetterle, Preise, Hansi, Zislin ile birlikte durmadan artan birtakım olayların (Saverne) yardımı ve öç alma savaşı ümidiyle yeniden fransız propagandasına başladılar. Alman hükümetinin memleket halkını kendi bünyesinde eritmek için harcadığı bütün çabalar boşa gitmişti. Bu yüzden, Birinci Dünya savaşı patladığı sırada halkın büyük kısmı Almanya'ya karşı o kadar düşmanca hisler besliyorlardı ki hükümet silâh altına alınan Alsace-Lorraine'lileri rus cephesine ve deniz ordusuna ayırmıştı.

• 1918 den sonra: Alsace'ın Almanya'ya katılmış bölgeleri, güneyi bir yana bırakılacak olursa savaşların dışında kaldı (Thann ve Masevaux'nun Fransızlarca işgali, Hartmannsweilerkopf savaşları). Kasım 1918'de, savaşı kazanan fransız orduları Alsace'ta halkın çılgınca sevinciyle karşılandı. Hemen arkasından bir fransız genel valisi, eski imparatorluk toprağını yönetmekle görevlendirildi. Daha sonra fransız yönetimi yeniden kuruldu ve genel valinin yerini Paris'te toplanan bir komisyon aldı. Kırk yıl Fransa'dan ayrı yaşamanın kuvvetlendirmiş olduğu gelenekleri üzerine kıskançlıkla titreyen, eğitim ve inanç hürriyetlerine çok önem veren Alsace-Lorraine'liler, Fransa cumhuriyeti içinde özel bir duruma sahip oldular (Concordat'nın muhafaza edilmesi). Bu durumun olduğu gibi kalmasını istiyorlardı; onun için de merkeze bağlı olmayan bir yönetim taraftarıydılar; tam bir muhtariyet isteyenler de vardı.

İkinci Dünya savaşından önceki yıllarda Hitler, Almanya'nın Alsace-Lorraine'den vaz geçtiğini söyledi. Bununla birlikte, 1940 fransız bozgunundan sonra Almanlar eski Alsace -Lorraine topraklarını alman toprağı saydılar. Daha 1940'ta Robert Wagner buraya Gauleiter olarak getirildi ve Alsace-Lorraine yönetim bakımından Baden «Gau» na bağlandı. 1942 Ağustosundan sonra genç Alsace -Lorraine'liler alman ordusunda askerliğe alındılar. Alsace-Lorraine 1944-1945 kışı içinde, Patch'ın VII. amerikan ordusu ile Leclerc tümeninin (Strasbourg* 1944) ve de Lattre ordusunun (Colmar 1945) birleşik hareketleriyle geri alındı, ondan sonra da savaştan önceki kurumlarına yeniden kavuştu.