AMASRA, Türkiye'nin Batı Karadeniz bölümünde (Zonguldak iline bağlı üçe merkezi; 6 510 ilçesinin 29 merkezi; 1900 nüf. Amasra'nın esas kısmı dar bir berzahla karaya bağlı bir yarımada üzerinde bulunur. Ananeye göre M.ö. VI. yy. da, Megara göçmenleri tarafından, Sesamos adiyle, belki daha eski bir yerleşme noktası üzerinde kurulmuş ve daha sonra Herakleia (Ereğli) prensi Dionysos'un eşi Amastris tarafından tahkim edilerek onun adını almıştı. Sonra Roma hâkimiyetine girdi ve gelişti. Ortaçağda Doğu Roma imparatorluğundan Cenevizlilere geçen şehir, istanbul'un fethinden bir süre sonra, 1459'da, Mehmed II (Fatih) tarafından barış yoluyle Osmanlı devletine katıldı. Amasra'nın, eski bir mendirekten başka yeni yapılmış bir dalgakıranla korunan küçük bir limanı vardır. Manzarasının güzelliği, önemli eskiçağ kalıntıları ve güzel plajları ile Amasra, Karadeniz kıyılarının yazın en çok rağbet gören turistik merkezlerinden birini meydana getirir. Amasra bucağının 27 köyü ve 19 857 nüfusu vardır.
— Mim. Amasra'da Eskiçağın göz kamaştıran şehrinden bugüne pek az şey kalmıştır. Amastris sarayının kalıntıları bunların en eskisi sayılabilir. Denize doğru uzanan yarımadanın üzerindeki Amasra kalesinin Bizans devrinden kaldığı sanılmaktadır. Günümüze ancak yıkıntıları kalan bu kalenin dörtgen bir planı var: kenarlarının uzunluğu 500 ilâ 600 metre arasında değişir; büyük kesme taşlardan yapılmış olan surlarının üzerine yirmi dört burç yerleştirilmiş. Burçların yüksekliği 15 ilâ 20 metre arasında değişir. Başka Anadolu kalelerine kıyasla küçük olan kalenin zaptı çok zordur, içinde basit planlı iki kilise vardır; bunlar narteksi bir sahnı, bir de silindir biçiminde absisi olan sade yapılardır. Kiliselerin içinde ince bir sıva tabakasının altından Hristiyanlığa ait freskler görülür. Bundan başka, İlkçağdan kalma su kemeri ile Romalılar devrinden kaldığı sanılan, tuğladan yapılmış büyük bedesten de önemlidir.
Amasra dolaylarında, ilkçağlardan birçok eserin kalıntıları vardır; Kuşyakası denilen yerde, bir mağarada başsız bir heykelle, yarım bir sütun üzerinde yine başsız bir kartal figürü bunlardandır. Çevredeki kayalar üzerinde birçok Cenova ailesine ait armalar, özellikle Doria ailesinin bir arması değerli eserlerdendir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla