Kale. Coğrafyacı Strabon'un verdiği bilgiye göre tabiat bakımından da müstahkem olan sehre, Yeşilırmak'ın üst taraflarında kaya üzerine bir kale yapılmıştır. Bu kalenin doğu ve güneyinde inen duvarlar şehri, nehir boyunca kuşatan duvarlar ile birleşiyordu. Nehrin karsı tarafında ise «proas-teion» denilen kalenin dışında kalan bir mahalle vardı. Kale VIII. yüzyıla kadar kullanıldı. Bugün kaleden ve nehre inen duvarlardan bazı parçalar ve tepede Roma devrine ait bazı duvarlar kaldı. Bunlar, büyük ve düzgün taslardan yapılmış ve dış yüzeyleri çıkıntılıdır. Helenistik devre ait temelle sonradan bizans, selçuk ve osmanlı devrinde kullanıldı. Evliya Çelebi'ye göre, bu müstahkem yerin planı XVII. yüzyıla kadar görülebiliyordu ve tepedeki kale, beş köşeli bir yapıydı. Kalenin içersinde de saray, barut depoları ve sarnıçlar vardı. Strabon'a göre kale surlarının içinde kalan sarayın, bugün sadece üzerinde yer aldığı teras ve destek duvarları mevcuttur. Dernschwam adlı gezginin notlarına göre, bu yapı XVI. yüzyıla kadar ayakta kaldı ve Osmanlılar askerî depo ve çadır dokuma yeri olarak kullandılar. Sarayın dış kısmı taştan, iç kısmı taş, tuğla ve ağaçtan yapılmıştı.

• Kral mezarları. Yerli yerinde duran mezarlardan sarayın arkasındaki taraçada yer alanlar, M.ö. III. yüzyıla ait olan kral mezarlarıdır. Civarda ayrıca dağınık vaziyette 17 mezar daha vardır. Bir de şehrin dışında, Rahip Tes'e ait olan ve «Aynalı mağara» adiyle bilinen, cephesi düz mezar çok güzeldir. XI. Yüzyılda kesişlerin kullandığı, iç ve dışının resimlerle süslü olduğunu bildiğimiz mezarın kapısında bir de kitabe vardır. Bu bölge mezarlarının özelliği, kayadan bir galeri ile ayrılmalarıdır. Mezarların dıs görünüşü, üstü bazen alınlık seklinde olan, kayadan ayrılmış bir mihrap seklindedir. Pencere seklinde kapalı bir kapının bulunduğu ve yerden yüksek olan mezar odası, lahit ve ölü hediyelerinin konabileceği mihraplar ihtiva eder. Tavan kemer seklindedir. Bazılarına Bizanslılar zamanında renkli resimler yapılmıştır.

• Merdivenli kaya tüneli. Tepesinden su bulunan yere kadar uzanan ve kayaya oyulmuş dik merdivenlerin yer aldığı kuyular, belki de askerî önemi olan gizli yollardı. Bir tanesi kalenin tepesinden 70 m. aşağısındaki suyun bulunduğu kısma, diğer ikisi de kral mezarlarından, sarayın bulunduğu taraçaya kadar devam eder. Osmanlılar, bu merdivenli kuyuları cezaevi olarak kullandılar. Bunların askerî gayelerle M.ö. III.I. yüzyıllarda yapılmış olması muhtemeldir.