AMATÖR sıf. ve i. (lat. amatör, seven kimse'den). Bir şeye hevesi tam olan ve onu hararetle arayan. || Sade zevki için ve bilerek bir sanat veya ilim ile uğraşan kimse: ...ailesi zengin olduğu için, mesleğinde para kazanmak kaygusuyle değil amatör gibi çalışırdı (Vâlâ Nurettin). || Mesleği olmamakla beraber kendini güzel sanatlara veren kimse. || Teşm. yol. Gayret gösteremeyen, yetkili olmayan, heveskâr.
— Foto. ve sine. Amatör fotoğrafçılık ve sinemacılık.
— G. santl. Sanat amatörü. Bk. ANSİKL.
— Spor. Maddî karşılık beklemeden spor yapan kimse. Bk. ANSİKL. || Amatör küme, amatör takımların teşkil ettikleri kümelere denir. Bu kümelere bağlı takımlar kendi aralarında lig maçları yaparlar ve amatör kümenin şampiyonunu ortaya çıkarırlar
— ANSİKL. Foto ve sine. Amatör fotoğrafçılık ve sinemacılık, her türlü şartlar altında çekimi mümkün kılan sayısız teknik buluşlar sayesinde (çok hassas filimler, kâğıt üzerine renkli baskı, minyatür flaş'lar v.b.) Ve bu buluşlarla beraber durmadan gelişmektedir. Bu alanlarda yapılan sanat ve kültür çalışmaları, yeryüzünün her bölgesinde açılan fotoğraf ve sinema kulüpleri sayesinde iyice yayıldı; Avrupa'nın birçok memleketinde millî federasyonlar halinde birleşen bu kulüpler, milletlerarası iki teşkilâta bağlıdır: Milletlerarası Fotoğraf Sanatı federasyonu (kuruluşu: 1950, merkezi Bern) ve Milletlerarası Amatör Sineması birliği (kuruluşu: 1933, merkezi Zürich).
— G. santl. Koleksiyoncu daha çok, az bulunan şeylere ve tam serilere sahip olmak ister. Sanat amatöründe ise zevk ve seçme önde gelir. Eski çağlardan zamanımıza ancak birkaç amatör adı gelmiştir: LUCULLUŞ, VERRES, CAlus PLİNUS. XVII. Yüzyılda «amatör» yerine «meraklı» kelimesi kullanılırdı. O zamanın ince zevkli meraklıları, topla dıkları değerli parçaları kabine adı verilen, küçük özel müzelerde saklarlardı. Bu meraklılar sonradan kamulaştırılan Fransa Krallık koleksiyonlarının temeli oldu (Jabach, Michel de Marolles).
XVIII. Yüzyılda amatörler çoğaldı. Fransa Krallık Resim ve Heykel akademisinde «Fahrî amatörler» sınıfını meydana getirdiler. Wat-teau ile kont de Caylus İtalya okullarına ait çok güzel desenlere (bugün Louvre'da) sahip olan maliyeci Crozat'ın evinde desen çizdiler. La Live de Jully'nin, Mme. Doublet'nin, Mme. Geoffrin'in evlerinde desen, resim, gravürler yapıldı. Kimileri Abecedario'sunu notlarla dolduran Mariette gibi yazılar yazdılar, kimileri de rahip Saint-Non gibi pitoresk yolculukları resimledi. XVIII. Yüzyılın büyük amatörleri arasında Jean de Jullienne'i de saymak gerekir. İhtilâl sıralarında Alexandre Lenoir, pekçok eseri Fransız anıtları müzesine alarak adını ölümsüzleştirdi. Vivant Denon imparatorluk çağının büyük amatörüydü. Daha yakın zamanların amatörleri arasında şunlar sayılabilir. La Caze, Goncourt'lar, Duthuit, Moreau-Melaton, Camondö, Pellerin, Gachet, David-Weill, Girardin v.d.
— Spor. Amatör sporculara uygulanan kurallar, ülkelere ve spor dallarına göre değişir. Karşılık olarak para, maddî değeri bulunan bir eşya, maaş veya herhangi bir ödenek almadan spor yapan kişi amatördür. Maddî çıkar sağlamağa çalışmak veya amatör olmayanlarla yarışmalara katılmak, amatörlük niteliğinin kaybedilmesine yol açar, özellikle büyük yarışmalarda, yorucu çalışmalar ve yapılması gerekli uzun yolculuklar yüzünden, gerçek amatör sporcular gittikçe azalmaktadır. Sporcunun spor yaptığı sürece başka işlerde kazanabileceği paranın verilmesi veya kendisine çalışma sürelerini karşılayacak bir ödenek yağlanması hâlâ yaşar olmakla beraber, bugün amatörlere genellikle daha yumuşak davranılması kabul edilmiştir; yol ve otel paraları ödenmekte, amatör sporcuların çalıştığı yerlerin müdürleri, çalışma ve yolculuklarında bu sporculara kolaylıklar sağlamaktadır. Kulüpler de, amatör sporcularına, borç vermiş görünerek yardımda bulunurlar.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla