Amedî i. Teşk. tar. Osmanlı imparatorluğundaki kalemlerden biri. Bk. ANSİKL.

— ANSİKL. Teşk. tar. Âmedî kalemi, Tanzimat'tan önce, Reisülküttaplık ile ilgili bütün yazışmaları yürüten özel kalem. Sadrazamın padişaha yazılacak telhis ve takrirlerini, mektup müsveddelerini, ayrıca da reisülküttabın yabancı devlet elçileriyle yaptığı görülmelere ait tutanakları, barış ve her türlü antlaşmaları, protokolleri, yabancı tüccarlara ait evrakı kaleme alır ve dışardaki elçilerden gelen şifreleri çözerdi. Ancak Divan muameleleri Paşakapısı'na geçince, saray ile sadaret arasındaki ilgiyi bu kalem sağladı ve Paşakapısı kalemlerinden biri haline geldi. Yeni verilen timar ve zeametler için harçları alarak, evraka farsça «âmed» (geldi, alındı) şeklinde işaret koyması sebebiyle bu kaleme Âmedî kalemi, dairenin basındaki şefe âmedci veya âmedî efendi dendi. Tanzimat'tan sonra önemi artarak «Âmedî-i Divanı Hümayun» daha sonra da «Ricali Babıâli» adlarını aldı. Tanzimat'tan, İkinci Meşrutiyet'e kadar (1839-1908) saray isteklerini yazmak, sadaret değişiklikleri sırasında Babıâli'ye gelen hattı hümayunları okumak, vekiller heyetinin zabıtlarını utmak, kararları mazbata haline getirmek gibi isleri yaparak sadrazamın basta gelen daireleri arasına girdi. Bu dairenin kâtipleriyle de «Âmedî-i Divanı Hümayun kalemi aülefası» denirdi, önceleri 8 olan kâtip sayısı, sonradan 30'a çıktı. Âmedî kalemi, Paşakapısı kalemlerinden biri haline gelince âmedci de «Hademe-i bab-ı âsafî» addedildi. Bu daire, İkinci Meşrutiyet'in ilânından (1908) sonra kurulan Ittihad ve Terakki hükümeti zamanında «Meclisi Vükelâ ve Maruzat Kalemi başkâtipliği» adını aldı ise de 1912'de tekrar eski adiyle 1922'ye kadar devam etti.