AMORTİSMAN i. (fr. amortissemeni). Bir borcun azar azar ödenmesi. || Bir tesise yatırılan paranın, belli süre içinde kazançtan ayrılan parayle geri alınması: Hattâ bunlardan bir tanesinin amortisman ve faizini tesviye mümkün olmadı... (P. Safa).
— İkt. Bir malın değerinin, yıpranma, eskime veya modası geçme gibi sebeplerden biri veya birkaçı yüzünden düşmesi. (Bk. ANSIKL). (Hızlandırılmış amortisman, sebepleri ne olursa olsun alışıla gelmemiş bir değer kaybı. || Müeccel amortisman, gerçek ama uygulanmamış bir amortisman verisi. || Yıllık amortisman tahsisatı, amortismanı mümkün aktif unsurların amortismanı için gereken yıllık masraf. || Amortisman tabloları, belirli bir zaman içinde bir borcun yıllık amortismanını gösteren cetveller.
— Fiz. Bk. SÖNÜM.
— Mal. huk. Vergi amortismanı, yeni veya daha yüksek oranda vergilemeye tabi tutulan bir malın fiyatının düşmesi. (Fiyat düşmesi alıcıya, hiç olmazsa kısmen, yeni vergiden kurtulma imkânı sağlar.) || Borcun amortismanı, borç miktarını indirmek için ya borcu yatırma veya borsadan geri satın alma. Bk. ANSİKL.
— Muhas. Bazı aktif unsurlarda aşınma payının muhasebece kaydı.
— ANSİKL. İkt. İki çeşit amortisman vardır: sınaî amortisman ve matı amortisman. Sınaî amortisman, aktif bir unsurun kıymetinin düşmesine tekabül eder. Bu, isletme için bir kayıptır ve isletmenin zarara girmemesi için hiç olmazsa amortisman payına eşdeğer kazanç gerektirir. Çoğu zaman, hesaplama güçlüğü yüzünden kıymet kaybının doğrudan doğruya tahmini yerine, kıymet kaybı, amortisman kanunu yardımıyle tespit edilir. Kıymet kaybının ilk kıymetin sabit bir yüzdesine eşit olduğu tahmin edilirse, amortisman sabittir. Azalan amortisman, genellikle kalan kıymetin sabit yüzdesine eşittir. A priori bir kurala göre tayin edilmiş artan amortisman kullanılmaz. Amortisman, genel bir şekilde, kullanma şartlarını ve teknik ilerlemeyi göz önünde tutmalıdır. Amortisman bir isletmenin kârını etkiler, ama buna bağlı değildir. Bazı faaliyet dallarına kolaylık sağlamak için, Hazine, çoğu zaman teknik bakımdan yetersiz ve bazen de asın amortismanları kabul eder. Analitik isletme muhasebesinde amortisman maliyet fiyatının bir unsurudur.
Malî amortismanın amacı, bir borcu zaman içinde ödemektir. İkraz, normal vadeyle değil, yıllık taksitlerle ödenir, ödenen faizlerden başka, ana paranın sabit bir kısmı o zaman «amorti» edilir.
— Mal. huk. Borcun amortismanı, birçok amortisman şekilleri mümkündür: önce, vaktinin ve öneminin tayini devlete kalmış ihtiyarî amortisman; bu usul ancak bütçe fazlalığı olduğu zaman kullanılır. Sonra, mukaveleli amortisman; bu ikinci ya hamilin isteği üzerine (ikraz senetleri vergi borcuna karşılık kabul edilirse veya senetlerin vadeleri tercihliyse) veya otomatik bir şekilde (taraflara hiç bir hareket serbestisi bırakmadan, ödeme tarihi mukavelede belirli veya belirsiz bir şekilde tayin edilmişse) yapılır. Çeşitli sistemler kullanılır. Bir borcun ödenmesi için tek bir vade tanıyan götürü vadeler formülü pek seyrek kullanılır. Terminal yıllık taksitler denilen usul, borç verenlere her yıl bir kısmı faiz ve bir kısmı amortisman teşkil eden taksit ödemektir. Mukaveleli amortisman için kullanılan mekanizmalar kura çekilmesi veya borsada geri satın almadır. Genellikle mukavele, borç alana bu iki işlem arasında seçme hakkı tanır.
Nihayet kanunî amortisman, XIX. yy. da Fransa ve İngiltere'de uygulanmıştır. Bu usulde, bütçe her yıl bir amortisman fonuna tahsisat ödemekte ve amortisman fonu da, borcun tamamını ödemeğe yeterli sermayenin kuruluş için nakit varlıklarını ortak faizle isletmekteydi.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla