AMPİRİZM i. (yun. empeirikos lat. empiricus'tan fr. empirique> empirisme). Yalnız deneye dayanmak iddiasında olan yöntem. || Düşüncelerin tamamen deney ürünü olduğunu savunan felsefî öğreti. (Eşanl. DENEYCİLİK. Zt. RASYONALİZM.)

— Tıp. Yalnız deney ve görgüye dayanan hekimlik. Bk. ANSIKL.

— ANSİKL. Fels. Ampirizm, klasik ve ineist rasyonalizmin karşıtıdır. Bu iki tez arasındaki tartışma, bütün felsefe tarihi boyunca sürmüştür. Bazı filozoflar bunları uzlaştırmağa çalıştılar. Eflâtun'a göre, ilmin ilkeleri insan ruhunda doğuştan bulunur; Aristoteles'e göre bunlar deney ile akıl arasındaki işbirliğinin ürünüdür; Epikurosçular ise mutlak bir ampirizmden yanaydılar. XVII. yy. da, Descartes'm doğuştan gelme düşünceler kuramına karşı çıkan Locke, bütün bilgilerimizin iç veya dış deneyden geldiklerini savundu. Leibniz'e göre ilkeler, «küçük algılar», yani bilinçsiz ve gücül yargılar şeklinde doğuştan vardır; ama «tam algı», yani açık bir şekilde kavranan ve bilinçli olarak uygulanan yargılar biçimine girebilmeleri için deney şarttır.

Ampirizm, David Hume ile Stuart Mill'in felsefelerinde çağrışımcılık şeklini aldı. Bu filozoflara göre bireyin deneyinden doğan çağrışımlar, ilkeleri kavramamızı, onları zorunlu ve evrensel saymamızı açıklamağa yeter. Herbert Spencer'e göre ilkeler, bireyde doğuştan vardır; ama birbirini destekleyen deneylerin üst üste yığılması ve bu yığılmadan ileri gelen kaçınılmaz çağrışımlar, insan nesilleri boyunca ağır ağır oluşmuşlardır. Evrim ve katılım ipotezlerine dayanan Spencer, Leibniz'in Descartes ile Locke'u uzlastırdığı gibi, Kant ve Stuart Mül'i uzlaştırmıştır.

Viyana okulunun öğretisi de denilen mantıksal ampirizm, yeni bir öğretidir. Bilgi edinmeye, edimli önermelere ve bunların totoloji yöntemleriyle birleştirilmesini indirgemeye çalışır. Bu görüşler, araştırmadaki deney dönemi ile teori dönemi arasındaki gel-git üzerinde duran açık bilgi öğretisi tarafından rededdilmiştir.

Ampirizm, maddeci (Bacon, Hobbes, Locke) ve idealist (Berkeley, Hume, Mach, Avenarius) diye ikiye ayrılır.

— Tıp. Eski ampirikler, Kos'lu Philinus, İskenderiye'n Serapion ve halefleri, mesleklerinin uygulanmasında rastlantıya, tabiatı gözlemeye ve örneksemeye dayanır hiç bir yorumlayıcı öğretiyi kabul etmezlerdi. Ampirizm, Galenos ile kayboldu; ama ilkeleri pozitif bilginin tek temeli olarak kaldı. Tıp, ilerlemesini engelleyen metafizikten, olguların gözlemi ve karşılaştırılması sayesinde yavaş yavaş sıyrıldı. Gerçek anlamıyle ampirizm (bu anlamı şarlatanlıkla karıştırmamak gerekir), bugün bile, tıp alanında yapılacak hemen hemen bütün buluşların unsurlarını verir. Gerçi bu buluşlarda rastlantının her zaman bir dereceye kadar rolü yardır; fakat, günümüzde elde edilen en büyük kazanç, ampirizmin gözlemek ve kaydetmekle yetinerek mekanizmalarını ve bağıntılarını açıklamağa çalışmadığı olguları pozitif yollarla kontrol etmek ve deneyleme ile meydana getirmek imkânıdır.