ANJOU, Fransa'jıın eski eyaleti, Andecave'ların Galya ülkesine tekabül etmekteydi; merkezi Angers. Anjou daha sonraları Mai-ne-et-Loire idarî bölgesini, îndre-et-Loire, Mayenne ile Sarthe'ın bir kısmını meydana getirdi. (Halkı: Angevin'ler.)
Coğrafya
Coğrafî olmaktan çok siyasî bir birlik olan Anjou armorık Massif'i (Kara Anjou) ile Paris havzasında (Beyaz Anjou) yer almakta ve değişik manzaralı bölgeleri bir araya toplamaktadır. Kuzeybatıda, Segreen veya Craonnais bölgesinde, toprağı şistli ve dalgalı bîr yayla uzanır. Koru manzarası gösteren bu yaylada, meskûn yerler dağınık bir durumdadır ve büyük toprak mülkiyeti ağır basar. Ortaçağda tarla haline getirilen esjd orman, yerini otlaklara bırakmıştır: bugün Segr6en'm başlıca gelir kaynağı hayvancılıktır. Burada, ayrıca (eskiden işletilen) demir madeni filizleri de vardır. Güneybatıda Mauge'lar, Vendle koruluğuna varır, yeraltı Şistleri ve vadi biçimindeki manzarasıyle »koruluğu andırır. Burası, Anjou'nun en gelenekçi kısmıdır; 1793 ayaklanmasının merkezi oldu. Bugün de hâlâ büyük toprak sahiplerinin, köy beylerinin elindedir. Hayvancılık her yerde ağır basar. Ama, Mauge'lzr-da aynı zamanda eski zanaatlar, özellikle, keten ve pamuk iplik ve dokumacılığı (cholet) da faaliyet halindedir. Kuzeydoğuda, eyaletin en»yoksul bölgesi olan Baugeois uzanır: geniş kum tabakaları üzerinde ormanlar veya fundalıklar yer alır; memleket hayvancılık ve ormancılıkla geçinir. Zengin otlaklarla kapıt vadiler (Loir, Sarthe ve Mayenne) komşu yayla ile tam bir karşıtlık halindedirler. Güneydoğuda Saumurois'da çeşitli manzaralar yan yanadır: daha verimli topraklarda (kum, marn ve kumtaşı) yer alan orman ve korular (Gennes kütlesi, Fontevrault ormanı); Saumur'ün, küçük arazilerin ve zengin ekimlerin ağır bastığı güney bölgesinde örtüsüz kalker ovaları; güzel bağları olan Loire, La-yon, Aubance ve Thouet tepecikleri. Vallee veya Val d'Anjou, Candes'dan Ponts-de-Ce'-ye uzanır: burası zengin, iklimi elverişli bir bölgedir; küçük toprak sahiplerinden meydana gelen halkı, büyük kasabalarda toplanmıştır. Zengin çayırları, büyük bostanları, meyva ve çiçek bahçeleri vardır; burada elde edilen ürünler Paris'e ve yabancı ülkelere gönderilir. Eyaletin merkezi olan Angers, bu bölgeleri birbirine birleştirir.
Tarih
Neolitik devrede meskûn olan Anjou, Sezar ile birlikte tarihe girer. Ande'ların veya An-decave'ların başşehri o dönemde, sonradan Angers olan Juliomagus idi. Anjou kontluğu IX. yy. ikinci yarısında meydana çıktı. Robert ile Fort burasını Normanlara karşı savundu, sonra oğlu Robert'e bıraktı. Geçici bir süre Fransa kralı olan Robert, ilk Angers sülâlesinin kurucusu vikont Enjuger'yi buraya yerleştirdi. Kontluk çok geçmeden Fransa'nın en önemli fıef lerinden biri oldu. 987 Yılında' metbu'u Hugues Capet, Fransa tahtına çıkarken atılgan ve korkusuz Foulques Nerra (Kara Foulques) kontluk tacını giydi. Bu kont, oğlu Geoffroı Martel ile Anjou'yu genişletti. Bununla beraber, değersiz bir başbuğ olan Foulques IV zamanında vasallerin kendi başlarına hareket etmeleri karışıklıklara yol açtı. Ancak Foul-ques V ve Geoffroi Plantagenet devrinde, vasaller yola getirildi. Fransa krallarına bağlı kalan bu derebeylerin kendi saraylarında yargıçlık etme hakları yardı. Kendilerine yardımcı olarak bir Anjou connetable (komutan) ve sen6chal'ı (adalet başkanı) vardı. Bu sonuncusu, XII. yy. da yargı yetkisine sahip oldu.
İngiltere kralı Henry Plantagenet zamanında Anjou büyük bir imparatorluğun içinde yer aldı. Bu imparatorluk, İngiltere dışında Normandiya, daha sonra Bretagne, Akitanya ve Gaskonya bölgelerini de içine alıyordu, önce Anjou'yu doğrudan doğruya Henry yönetiyordu, 1175'ten sonra senechari kendi yerine devlet işleriyle sürekli ve irsî olarak yetkili kıldı. Fransa kralı Philippe Auguste 1205'te Anjou'yu ele geçirince senechal Guıllaume des Roches'u yerinde bıraktı ve onunla adeta bir antlaşma yaptı. Louis VIII'in vasiyetnamesiyle Anjou ve Maine, Saint Louıs'nin küçük kardeşi Charles d'Anjou yararına 1246'da tekrar krallıktan ayrıldı. Fakat Charles d'Anjou daha çok İtalya'da birtakım maceralara atılmıştı. Oğlu Charles II de, Anjou ve Maine'i, kızı Marguerite'ın çeyizi olarak, kocası Charles de Valoiş'ya bıraktı. Philippe VI da Valois'nın tahta çık-masıyle Fransa krallığına bağlanan Anjou, 1360'ta İyi Jean tarafından, küçük oğlu Louis I d'Anjou yararına bir dukalık Haline getirilerek krallıktan tekrar ayrıldı. Kral Rene (1480) ile Charles du Maine'in (1481) ölümlerine kadar bu hanedanın elinde kaldı. Bu sonuncusu Anjou'yu öteki mülkleriyle beraber kral Louis XI'e bıraktı. Anjou böylece, kesin olarak krallığa bağlanmış oldu. Valois-Anjou hanedanı da Napoli maceralarına dalmış olmakla beraber, Anjou mülküne gerçek bir canlılık vermekten geri kalmadı: ünlü Apokalypsıs duvar halıları serisi 1376'da tamamlandı. Louis II'nin eşi Yolande d'-Aragon, şatonun parlak üsluplu küçük kilisesini yaptırdı. Oğlu Rene" de Provence, Angers'de oturmaktan hoşlanırdı. XV. ve XVI. yy. lar Angers'in en parlak dönemi oldu.
Fakat mezhep kavgaları 1560 ile 1598 arasında Anjou'yu altüst etti: Anjou'nun yeniden kalkınması, Mazarin'e karşı yöneltilen 1652'de «la Fronde» ayaklanması yüzünden geri kaldı. XVII. yy. in ikinci yarısında ve XVIII. yy. da dirlik ve bolluğa kavuşan An-jou, Tours «generalite»si ile kader birliği kurdu. Vende'e savaşları 1793'te Anjou'da gelişti. 12 Marttan itibaren Mauges ayaklanması, temmuzda Saumur'un alınması; Bon-champs kuvvetlerinin «Anjou ordusu» adını alması. Kteber, Vendee'lıleri Cholet'de yendi. Granville macerasından sonra, Angers önünde bozguna uğrayanlar. Le Mans'da yeniden ezildiler ve sonunda Savenay'de yok edildiler. Bununla birlikte kaynaşmalar d'Andig-ne" ve Bourmont gibi şeflerle Konsüllük devrine kadar sürüp gitti. Maine -et-Loire idare bölgesi haline konulan, fakat kuzeyi Mayenne'e, güneyi Vienne'e yerilen Anjou 1870-1871'de, Tours hükümetinin yanıbaşmda, millî savunma üslerinden biri oldu.
1940 Haziran seferinde Saumer Harp okulu öğrencilerinin Loire köprüsündeki direnmeleri ünlüdür.
Güzel sanatlar ve Edebiyat
• Mimari. Anjou'da yaratıcı bir hareket ancak, IV. yy. dan itibaren manastırların kurulmasıyle başlar. Bu dönem taş yapıların ortaya çıktığı dönemdir. Ama Anjou'nun büyük mimarî çağı, XII. yy. da, özellikle Cu-nault kilisesi ve Fontevrault manastırı ile başladı. Elde edilen tecrübeler, 1130'da, Angers'deki Saint-Aubin kulesinin yapılmasıyle kendini gösterdi. Bu yapının kütlesi kalın taş duvarlara gömülü sivri kemerlere dayanmaktadır: yeni yapı usulü. Anjou gotik mimarîsinin bir başka özeliği daha vardır: Mimarî artık, pervaz kemer anahtarları ile köşegen kemerlerin eşit olmayan yüksekliklerini dengelemeğe çalışmayarak kendi çözüm yollarını uyguladı: Saint-Jean (1178'e doğr.) hastahanesinin üç sahınlı iç alanı ve eski piskoposluğun sinodal salonunda (1135'e doğr.) olduğu gibi. XIII. yy. da özellikle kilise dışı mimarî gelişti: Angers şatosu artık ışığa kapalı bir kütle değil, 17 kulesi olan mazgallı bir yapıdır. Tres Riches Heures du Duc deBerry adlı minyatürde görülen Saumur şatosu (XIV. yy.) aynı zamanda bir kale ve bir prens konutu idi. Bu, Louis XIH'e kadar süren devamlı bir gelenekti. Büyüklerin isteğî ile olsa gerek, daha önceki yapılara büyük ve küçük kiliseler eklendi: Saumur'da Notre-Dame-de-Nantilly, Behouard kilisesi. Fakat dinî olmayan yapı mimarîsi orijinal denemelere yol açtı: Plessis-Bourre, Lude ve Mont-reuil-Bellay şatoları; Angers de Jean de l'Es-pine'in şaheseri olan Pince" konağı (1552); Barrault evi v.b. Modern zamanlarda da değerli eserler yapıldı: Serrant şatosu ile Brissac şatosu, XVII. yy. ı, geçmişe göı kamaştırıcı bir parlaklıkla bağlamaktadır.
• Heykelcilik. Heykelcilik Anjou'da mimarî kadar yüksek noktalara ulaşmış değildir. Bununla birlikte Angers katedralinin roman üslûbundaki heykellerinin özel bir değeri vardır. Bu heykellerde, Suger tarafından Saint-Denis'ye çağrılan Toulouse atelyesinin Fransa dukalığına getirdiği formül uygulandı. Anjou, modern çağlarda Paris'in çekiciliğinden artık kendini kurtaramayacaktır. Güçlü bir sanatçının meydana çıkması için romantik dönemi beklemek gerekecektir: Angers'li heykelci Pavid.
• Resim, önemli izlerine Saint-Aubin manastırında rastladığımız Duvar ressamlığı Poitier ve Bourguignon fresklerinin önemine ulaşamamıştır. Bununla birlikte hatırı sayılır bir özelliği vardır. Düz resim figürleri, kabartma insan resimleri ile kaynaşmıştır. Cam ustaları daha ilk günlerden, Anjou'da fırınlar kurmuşlardır. Bazı kiliselerde, özellikle Angers'deki Sainte-Maurille kilisesinde XII. yy. dan kalma çok güzel vitraylar vardır.
• Dekoratif sanatlar. Anjou'nun en övündüğü sanat dalı halıcılığıdır: Louis I d'Anjou 1377'de ünlü Apocalypsis panolarını parisli halı ustası Nicolas Bataille'a ördürttü. Bu şaheserle boy ölçüşebilecek birçok eser Anjou bölgesindeki isliklerde yapılmıştır: La vie de Saint-Maurille (XV. yy.) ile Loire kıyılarında örülen La Vie Seigneuriale et Pro-fane.
• Müzik. Anjou, aynı zamanda bir müzik merkezidir. Bu merkezin XI. yy. da katedralin çocuk korosu okulunda başladığı sanılmaktadır. 1449'da kral Rene'nin emrinde çocuk korosu ve çeşitli müzik âletleri vardır. XVI. yy. noel ve kilise ilâhileri bestecileri (Guillaumc Frappin, Lucas le Moine, Jean Daniel, özellikle de Clement Janequin ve Chardavoine) ile sayısız şarkıcılar, müziği Bretanya şatolarına kadar yaydılar.
• Edebiyat. Angers, XI. yy. in başından beri çok hareketli bir piskoposluk okulunun merkezi idi ve bu okuldan 1364'te bir üniversite doğdu. Anjou'da ise, edebî hayat ancak XIV. yy. da gelişmeğe başladı: Geoffroy de la Tour-Landry'nin le Livre des Enseigne-ments (öğretiler Kitabı) [1372] adlı ahlâkî eseri Fransa'da ve Fransa dışında ün kazandı. Fakat asıl Rene d'Anjou zamanında, selefleri zamanındakinden daha büyük ölçüde Angers'de sanat ve edebiyat gelişti: sanatçı ve yazarların koruyucusu olan Rene d'Anjou'nun kendisi de yalnız balladlar ve türküler yazmakla kalmadı, aynı zamanda le Livre de Coeur d'Amour adlı allegorik bir romanla Regnault et J e anne ton adlı bir pastoral yazdı. Bunlar, derin bir ilhamla birlikte, düşünce ve üslûp inceliği taşıyan eserlerdir. XV. yy. dan kalan Mystâres de la Pas-jüm'lardan (İsa'nın Çilesi Üstüne Mystere) biri de Angers'de yazıldı. 1486'da oynanan, bu eserin yazan Jean Michel'dir. XVI. yy. da, edebî hayata, eyaletlerde Ortaçağdaki kadar önem verilmedi. Bununla birlikte, Rabelaıs ve Ronsard adlarının Anjou'ya çok yakın bölgelere bağlı olduğunu unutmak mümkün değildir. /?egr*/j'lerinde anayurdu Anjou havasının tatlılığını ve sür dolu manzarasını dile getiren Joachim du Bellay adı da kolay kolay unutulamaz.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla