Güzel sanatlar ve Edebiyat

• Mimari. Anjou'da yaratıcı bir hareket ancak, IV. yy. dan itibaren manastırların kurulmasıyle başlar. Bu dönem taş yapıların ortaya çıktığı dönemdir. Ama Anjou'nun büyük mimarî çağı, XII. yy. da, özellikle Cu-nault kilisesi ve Fontevrault manastırı ile başladı. Elde edilen tecrübeler, 1130'da, Angers'deki Saint-Aubin kulesinin yapılmasıyle kendini gösterdi. Bu yapının kütlesi kalın taş duvarlara gömülü sivri kemerlere dayanmaktadır: yeni yapı usulü. Anjou gotik mimarîsinin bir başka özeliği daha vardır: Mimarî artık, pervaz kemer anahtarları ile köşegen kemerlerin eşit olmayan yüksekliklerini dengelemeğe çalışmayarak kendi çözüm yollarını uyguladı: Saint-Jean (1178'e doğr.) hastahanesinin üç sahınlı iç alanı ve eski piskoposluğun sinodal salonunda (1135'e doğr.) olduğu gibi. XIII. yy. da özellikle kilise dışı mimarî gelişti: Angers şatosu artık ışığa kapalı bir kütle değil, 17 kulesi olan mazgallı bir yapıdır. Tres Riches Heures du Duc deBerry adlı minyatürde görülen Saumur şatosu (XIV. yy.) aynı zamanda bir kale ve bir prens konutu idi. Bu, Louis XIH'e kadar süren devamlı bir gelenekti. Büyüklerin isteğî ile olsa gerek, daha önceki yapılara büyük ve küçük kiliseler eklendi: Saumur'da Notre-Dame-de-Nantilly, Behouard kilisesi. Fakat dinî olmayan yapı mimarîsi orijinal denemelere yol açtı: Plessis-Bourre, Lude ve Mont-reuil-Bellay şatoları; Angers de Jean de l'Es-pine'in şaheseri olan Pince" konağı (1552); Barrault evi v.b. Modern zamanlarda da değerli eserler yapıldı: Serrant şatosu ile Brissac şatosu, XVII. yy. ı, geçmişe göı kamaştırıcı bir parlaklıkla bağlamaktadır.

• Heykelcilik. Heykelcilik Anjou'da mimarî kadar yüksek noktalara ulaşmış değildir. Bununla birlikte Angers katedralinin roman üslûbundaki heykellerinin özel bir değeri vardır. Bu heykellerde, Suger tarafından Saint-Denis'ye çağrılan Toulouse atelyesinin Fransa dukalığına getirdiği formül uygulandı. Anjou, modern çağlarda Paris'in çekiciliğinden artık kendini kurtaramayacaktır. Güçlü bir sanatçının meydana çıkması için romantik dönemi beklemek gerekecektir: Angers'li heykelci Pavid.

• Resim, önemli izlerine Saint-Aubin manastırında rastladığımız Duvar ressamlığı Poitier ve Bourguignon fresklerinin önemine ulaşamamıştır. Bununla birlikte hatırı sayılır bir özelliği vardır. Düz resim figürleri, kabartma insan resimleri ile kaynaşmıştır. Cam ustaları daha ilk günlerden, Anjou'da fırınlar kurmuşlardır. Bazı kiliselerde, özellikle Angers'deki Sainte-Maurille kilisesinde XII. yy. dan kalma çok güzel vitraylar vardır.

• Dekoratif sanatlar. Anjou'nun en övündüğü sanat dalı halıcılığıdır: Louis I d'Anjou 1377'de ünlü Apocalypsis panolarını parisli halı ustası Nicolas Bataille'a ördürttü. Bu şaheserle boy ölçüşebilecek birçok eser Anjou bölgesindeki isliklerde yapılmıştır: La vie de Saint-Maurille (XV. yy.) ile Loire kıyılarında örülen La Vie Seigneuriale et Pro-fane.

• Müzik. Anjou, aynı zamanda bir müzik merkezidir. Bu merkezin XI. yy. da katedralin çocuk korosu okulunda başladığı sanılmaktadır. 1449'da kral Rene'nin emrinde çocuk korosu ve çeşitli müzik âletleri vardır. XVI. yy. noel ve kilise ilâhileri bestecileri (Guillaumc Frappin, Lucas le Moine, Jean Daniel, özellikle de Clement Janequin ve Chardavoine) ile sayısız şarkıcılar, müziği Bretanya şatolarına kadar yaydılar.

• Edebiyat. Angers, XI. yy. in başından beri çok hareketli bir piskoposluk okulunun merkezi idi ve bu okuldan 1364'te bir üniversite doğdu. Anjou'da ise, edebî hayat ancak XIV. yy. da gelişmeğe başladı: Geoffroy de la Tour-Landry'nin le Livre des Enseigne-ments (öğretiler Kitabı) [1372] adlı ahlâkî eseri Fransa'da ve Fransa dışında ün kazandı. Fakat asıl Rene d'Anjou zamanında, selefleri zamanındakinden daha büyük ölçüde Angers'de sanat ve edebiyat gelişti: sanatçı ve yazarların koruyucusu olan Rene d'Anjou'nun kendisi de yalnız balladlar ve türküler yazmakla kalmadı, aynı zamanda le Livre de Coeur d'Amour adlı allegorik bir romanla Regnault et J e anne ton adlı bir pastoral yazdı. Bunlar, derin bir ilhamla birlikte, düşünce ve üslûp inceliği taşıyan eserlerdir. XV. yy. dan kalan Mystâres de la Pas-jüm'lardan (İsa'nın Çilesi Üstüne Mystere) biri de Angers'de yazıldı. 1486'da oynanan, bu eserin yazan Jean Michel'dir. XVI. yy. da, edebî hayata, eyaletlerde Ortaçağdaki kadar önem verilmedi. Bununla birlikte, Rabelaıs ve Ronsard adlarının Anjou'ya çok yakın bölgelere bağlı olduğunu unutmak mümkün değildir. /?egr*/j'lerinde anayurdu Anjou havasının tatlılığını ve sür dolu manzarasını dile getiren Joachim du Bellay adı da kolay kolay unutulamaz.