ANORMAL sıf. ve i. (gr. anomalos > lat. anormalisin fr. k.). Yerleşmiş düzene, yaygın alışkanlıklara, genel kural ve örneklere aykırı olan (böyle davranan kimse); gayrı tabiî: Cinsî zevki anormal olan bu kadın muradına erdi (R. H. Karay). Halk anormali sever (P. Safa). || Zihin dengesi bozuk, deh: Karsımıza anormal olduğu besbelli bir adam çıktı.

— Fels. Bk. ANSİKL.

— Jeol. Anormal değme, kırılma, kopma veya yerinden oynama sebebiyle iki kayanın biribirine değmesi. (Bu çeşit değme, tortu çökmesiyle birbiri üzerine yerleşen normal değmenin zıddıdır. Sel bırakıntısından önce [fay arızası, binişmek, aşma v.b. gibi] türlü olaylar, eskiden ayrı duran iki tabakayı temas ettirirse, anormal değmeler var demektir.) || Anormal değme çizgisi, anormal değmeli bir yüzeyin, özellikle, aşma örtülerini veya aşma örtülerinin unsurlarını birbirinden ayıran arızalardan birinin, toprağın yüzeyi ile aynı düzlemde olması. (Çevrelerindeki kayalar ekseni kırılır, ezilir, ufalanır ve bir sürtünme breşi veya milonit meydana getirir.)

— Topraksu. Anormal erozyon, hızlanmış erozyon.

— ANSİKL. Fels. Anormal kelimesinin, ancak daha önceden belirlenmiş bir ölçü ve alana göre anlamı yardır. Bazı şartlar altında ve ilimlerin, belli bir ilerleme safhasında normal olan, başka durumlarda anormal olabilir. Demek ki anormal, izafî (göreli) bir kavramdır.