ARAZ veya A'RAZ çoğl. i. ('araz'ın çoğulu). Esk. Kötü işaretler, alâmetler, belirtiler: Nedim'den sonra arazı iyiden iyiye görülen fakat başlangıcı daha evvele çıkan zevk bozulması... (A. H. Tanpınar). Bizim refik o sembolizm âraz-ı musallatasından tamamen kurtuldu (Ahmed Rasim). || Hastalık belirtileri: Bu hastalığın yanılmaz arazı birikmiş paradır (R. N. Güntekin). Felcin arazını göstermeğe başlar âza (M. A. Ersoy). || Kazalar, felâketler.

— Dil. bil. İlk hece, a'dan sonra ayın gelmesi dolayısıyle Ttirkçede uzun a (â) olarak okunur.