ARŞIN i. Uzunluk ölçüsü; yaklaşık olarak 68 sm, parmak ucundan dirseğe kadar olan mesafe: Ahali üç yüz kuruşa bir arşın basma aldığı vakit (Atatürk). O kadar soğuktu ki, sabahları sütü çanakla değil arşınla alıyorduk, keserle kırıp tencereye atıyorduk (R. H. Karay). || Bir adımlık mesafe: Üç dört arşın geri giderek dehşetli toslar vuruyordu (Ömer Seyfeddin).
— ÇEŞ. DEY. Arşına vurmak, arşınla ölçmek. || Arşınları açmak. Argo. Büyük adımlarla yürümek. || Halep orda ise arşın burada, bir iddiayı ve sözü mübalâğalı bularak ispatını istemek.
— ANSİKL. Arşın, Türkiye'de yakın zamana kadar kullanılmış bir uzunluk ölçüsüdür, üç çeşit arşın vardır: çarşı arşını, 68 sm idi ve kumaş ölçmek için kullanılırdı. Sekizde birine urub, on altıda birine kerah denirdi. Sonraları 65 sm'lik bir arsın, pahalı ipeklilerin fiyatını daha az göstermek için ortaya endaze adı ile çıktı. Bina veya mimar arşını, 75,8 sm olarak kabul edildiyse de değişiklikler görüldüğünden Selim III zamanında abanozdan bir arşın yaptırıldı ve o esas olarak alındı. Arşının yarısı, Avrupalıların kullandığı kadem'e tekabül etmiş ve Türkiye'de özellikle kazılarda yarım arşına kadem denmiştir. Yeni arşın, 1869'da metre karşılığı olarak kabul edildi. Tuızimat'tan sonra çeşitli arşınlar ve yabancı uzunluk Ölçüleri karışıklığa sebep oldu, bunun için resmî muamelelerde yeni arsın esas olarak alındı. Türkiye'de 26 mart 1931 tarih ve 1782 sayılı kanunla metre sistemi kabul edildi ve 1 ocak 1933'ten sonra da kesinlikle bu sistem uygulandı; böylece birçok yanılmanın sebebi olabilecek arşının bütün çeşitleri ortadan kalktı, yerini milletlerarası metre sistemine bıraktı.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla