ARZUHALCİ i. (ar. carz-ı hal [fars. taml.], hali bildirme ve türk. -cı, ekinden). Para karşılığında dilekçe, mektup v.b. yazan kimse: ...mahkeme kapısındaki arzuhalcinin hikâyesini bilirsiniz (F. R. Atay). Arzuhalcinin nesi var? bir daktilosu... (A. K. Tecer).
— ANSİKL. Bu meslek, Osmanlılar zamanında resmî izne bağlıydı. Ahmed Refik'in Hicrî On İkinci Asırda İstanbul Hayatı (1930) adlı eserinden öğrendiğimize göre, arzuhaici olmak isteyen kimse, arzuhalcibaşı'ya baş vururdu, sonra arzuhalcibaşı ile çavuşlar emini ve kâtibinden meydana gelen bir heyet önünde imtihan verir ve «izin tezkeresi» ni alırdı. Arzuhalci olacak kimsenin yazısının güzel olması, şeriatı ve kanunları bilmesi, özellfkle namuslu ve dürüst tanınması gerekiyordu. XVIII. yüzyılda arzuhalciler, devlet dairelerine yakın yerlerde, dükkân köşelerinde, cami ve medrese avlularında, kahvelerde de çalışırlardı. XIX. yüzyılda ise Beyazıt'ta, Ayasofya camii önünde, Sultanahmet meydanında, Yenicami etrafında ve açık havada çalışırlardı. Hasır iskemlede oturan arzuhalcilerin önlerinde üzerinde siyah mürekkep hokkası, kamış kalem, kalemtıraş v.b. yazı âletlerinin durduğu bir rahle vardı. Müşteri için de birkaç iskemle bulunurdu. 1928'de yeni türk harfleri kabul edilince, okur yazar sayısı arttı ve bu meslek de yavaş yavaş ortadan kalkmağa başladı.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı ile Cevapla