ASFALT i. (yun. asfaltos, zift'ten fr. asphalte). içinde saf bitüm bulunan, kireçli veya silisli tabiî karışım. || Tabiî bir petrolün damıtılması sırasında ortaya çıkan artıkların bir kısmı. || Petrol katranı. || Esas maddesi petrol katranı olan ve yolların kaplanmasına yarayan karışım: Elbette sokaklar ağustos güneşi altındaki taze asfalt gibi kaynamahdır (F. R. Atay). || Asfalt kaplanmış yol: Asfalttan ayrılan toprak yola dönmek üzereyiz (R. H. Karay).

— Denize. Asfalt gemisi, yalnız bitüm taşımakta kullanılan petrol gemisi.

— Petrol. Asfaltım almak, petrol tortularında bulunan asfaltı ayırmak; böylece asfaltsız bir yağ elde edilir.

— ANSİKL. Asfalt, katı, kahverengi-siyah, yoğunluğu l'e yakın, 50 ile 100°C arasında yumuşayan, petrol eterinde erimeyen, ama karbon sülfürde eriyen bir maddedir. Bilinen en eski maden yatakları Ürdün vadisinde (Yahuda bitümü) ve Lût gölü sahillerindedir. Fransa'da Pyrimont ve Seyssel'de (Ain), Gard ile Puy-de-Dome idarî bölgelerinde bulunur, isviçre'nin, Travers vadisinde zengin yatakları vardır. Bitüm yönünden çok zengin olan kalkerlere Antil'lerde (Trinidad gölü), Venezuela'da, Küba'da rastlanır. Asfalten ve karben adlı hidrokarbonlardan meydana gelen asfalt, ham petrolün en ağır kısmıdır; ya çok düşük bir basınç altında damıtılarak veya asfalt giderme adı yerilen ve içınde eriten olan bir çökelti yoluyle çıkarılır. Sanayide kullanılan çeşitli bitümlerin aslı asfalttır; günlük dilde asfalt ve bitüm aynı anlamda kullanılır. Eskiçağdan beri bilinen Röl asfaltı, genellikle bir petrol yatağının yüzeysel belirtisidir. Asfaltın ilk defa, Eski Mısır, Babil ve Asur'da kullanıldığı sanılır. Asfalttan çimento gibi, sugeçirmez yol tasları yapılırdı. Mısırlılar ölüleri mumyalarken de asfalttan yararlanırlardı; «mumya kokusu» adı da buradan gelir. Travers vadisindeki maden yataklarını 1710'da yunanlı Eyrini buldu.

1838'de ilk bitümlü kaldırım Seyssel asfalt kayası ile Paris'te, ilk asfalt şose de 1854'te Paris'te Bergere sokağında yapıldı. O zamandan beri, Paris, Londra ve Berlin'in önemli sokakları sıkıştırılmış asfalt ile kaplanmağa başlandı. Bu kaplama tarzının sayısız faydaları vardır; az gürültü çıkarır, su geçirmez, kısmî onarıma elverişlidir ve dayanıklıdır (Paris'te ortalama on dört yıl). Buna karşılık kaygan yüzeyi nemli havalarda otomobillerin kaymasına yol açar. Bu yüzden bir asfalt karışımıyle yapılan ve kaymayı önleyen bir tabakanın altında kullanılır. Bunun için sıkıştırılmış asfalt tozundan 0,045 m kalınlığında, «karışık döşeme taşları» denilen kaplamalar yapılır, bunların üstü sıcak asfalt bîtümüyle kaplanır, içine önceden bitümlenmiş porfir fiske taşları doldurulur ve silindirden geçirilir. Asfalt ayrıca «asfalt macunu» olarak da kullanılır. Bu macun, asfaltlı kireç tozu ve içine gerektiği kadar yağ konulan arıtılmış asfalt bitümü karışımından meydana gelir. Kazandan çıkan asfalt macunu, 25 kiloluk kalıplar halinde dökülür, özellikle yaya kaldırımları yapımında ve şoselerin kaplanmasında kullanılır.

Kaldırımlara dökülen asfalt, 6 sm kalınlığında beton bir temel üzerine oturtulur. Bir kazanın içinde, eritici vazifesi gören bir miktar (macun ağırlığının yüzde 3'ü kadar) saf asfalt (Trinidad, Selenitza, şist katranı v.b.) eritilir; sonra asfalt macunu kalıpları kırılır, parçaları kazanın içine atılır, sallanır ve karıştırılır. Erimiş kütleye, gereği kadar kum veya iyice kurutulmuş çakıllı kum katılır. Bu karışım genellikle fabrikada hazırlanır ve şantiyeye sıcak olarak (120° -150°C'de), ısıtma tertibatı, maddenin taşınması ve yerine konulması sırasında çalışan karıştırıcı âletleri olan özel sarnıçlı kamyonlarla getirilir. Temel üzerine yayılan sıcak tabakanın kalınlığı 15 mm kadardır. Yayma işlemi tahta malalarla yapılır ve elde edilen tabaka üzerine hemen ince kuru kum dökülür. P. Le Gavriant 1909-1912 yılları arasında Versailles'da akıtılmış betonlu asfalt Şoseler üzerine denemeler yapmıştı. Bu usul yüzde 60-65 oranındaki asfalt macununa bol miktarda sert cismin (toplam karışımın yüzde 35-40 kadarı) katılmasını öngörür. Sıcakta (150°C'de) iyice karıştırılan kütle, temel üzerine hamur halinde yayılır, basılmadan veya üzerinden silindir geçirilmeden, boşluksuz, sıkışık bir tabaka meydana getirir; malalarla iyice yaymak yeterlidir. Tabaka tamamen donmadan önce, çok defa yivler veya çizikler çizilir, üzerine çabucak, ufak bir silindir yardımıyle bitümlü ince çakıllar serpilir.

Asfalt ile kaldırım ve döşeme tasları da yapılır. İçine gereği kadar bitüm katılmış asfalt tozu 120°C'ye kadar ısıtılır; uygun bir dereceye kadar soğutulduktan sonra, kalıplara paylattırılır ve taşın her iki yüzünü de eşıt basınç (500-800 kg/sm2) altında tutmak amacıyle yapılmış hidrolik preslerin etkisi altında tutulur. Taşlar, sağlam bir temel üzerine, bir beton harcı banyosu içine, düz olarak oturtulur.

— Denize. Asfalt gemisi'nin genellikle safra taşımakta kullanılan yan bölmeleri vardır; asfalt sarnıçları içinde hiç su bulunmaması gerektiğinden, bu iş için kullanılmaz.