ASHAP veya ASHAB veya ESHAB çoğl. i. (ar. şâhib'den aşhüb). Sahipler. Bir varlık veya özeliiğe sahip olanlar: Hamid devri curnallarında bilhassa «efkâr-ı muzırra ashabından» sözü geçerdi (F. R. Atay). || [ar. şahâbt'den] Hz. Muhammedi gören, sohbetinde bulunan islâm büyükleri. Kader deyince ne anlardı dinle bak ashab (M. A. Ersoy). || Büyük bir meslek veya mezhep sahibine uyanlar. || Tanınmış, ünlü kişiler.

— ÇEŞ. DEY. Esk. Ashab'i aba, Hz. Muhammed ve ailesi. || Ashab-ı çıkar, gelir sahipleri. || Ashab-ı amal, aç gözlü, hırslı insanlar. || Ashab-ı a'raf, cennette cehennem arasında kalan, ikisine de giremeyen ruhlar. || Ashab-ı Bedr, Bedir savaşında bulunmuş olan Müslümanlar. || Ashab-ı cah, mevki sahipleri, rütbece ileri olanlar. || Ashab-ı cahim, cehennemlikler, lanetlenmiş insanlar. || Ashab-ı cennet, iyi insanlar, cennete gidebilecek olanlar. || Ashab-ı devlet, servet sahipleri, zenginler, devletin ileri gelenleri. || Ashab-ı dirayet, becerikli insanlar. || Ashab-ı emlâk, mal sahipleri. || Ashab-ı güzin, Hz. Muhammed'in yakınları: Bütün müslimin, bilhassa ashab-ı güzin birçok gözyaşı döktüler (Atatürk). || Ashab-ı hayr, hayır sahipleri. || Ashab-ı idare, idareciler. || Ashab-ı itibar, saygı gören kişiler. || Ashab-ı kalem, memurlar. || Ashab-ı kehf (Yedi Uyurlar), Hıristiyanlığın ilk devirlerinde ki karışıklıklardan kurtulmak için bir mağaraya girerek uzun yıllar uyuyan efsane kişileri: Ashâb-ı kehfin köpeği mağarada konuşmuştur (P. Safa). || Ashab-ı kiram, Hz. Muhammed'in yakınları. || Ashab-ı kubur, ölüler. || Ashab-ı mesalih, devlet dairelerinde işi olanlar. || Ashab-ı menasıb, yüksek rütbeli memurlar. || Ashab-ı mütalaa, okuyucular. || Ashab-ı nar, zebaniler. Cehenneme gidecek olanlar. || Ashab-ı namus, namuslu kişiler. || Ashab-ı rivayet, hikâye ve menkıbe anlatanlar. || Ashab-ı salib, haçlı seferlerine giden hıristiyan askerler. || Ashab-ı sebt (cumartesiciler), cumartesiyi kutsal sayanlar, yahudi kavmi. || Ashab-ı servet, servet sahipleri, zenginler. || Ashab-ı suffa (Soffa), Hz. Muhammed'in Suffa denilen yerde bakıp beslediği fakir Müslümanlar. || Ashab-ı süyuf, kılıç kullananlar, ordu mensupları. || Ashab-ı tedbir, idareciler, tedbirli kişiler. || Ashab-ı tevarih, tarih yazarları. || Ashab-ı tımar, tımar ve zeamet sahipleri. || Ashab-ı yemin, mübarek, kutsal insanlar.

— Esk. huk. Ashab-ı feraiz, mirastan birinci derecede pay alan kimseler. || Ashab-ı intikal, bir mirastan pay alabilme hakkına sahip olanlar. || Ashab-ı matlub, alacaklılar. Bir kimseyi ileride bir şey yapmağa veya kendisine bir şey vermeğe zorlama hakkı olanlar. || Ashab-ı tahriç, fıkıhta gereken hükümleri genişleten veya açıklayan, gerekeni çıkaran kişiler. || Ashab-ı temyiz, bir mezhepteki hükümlerden kuvvetli olanları zayıf olanlardan ayıran ve seçen kişiler. || Ashab-ı tercih, bir mezhepte bulunan çeşitli rivayet ve hükümlerden birini diğerlerine tercih edebilen kimseler.

— ANSİKL. Din. Ashap, Peygamberdin arkadaşları. Bu deyim evvelce Peygamber ile uzun süre beraber bulunmuş, seferlerine katılmış kimseler için kullanılırdı. Daha sonraları, Peygamber sağ iken sadece kendisini görmüş olanlara da ashap denildi. Ashap, dini hükümler bakımından en büyük otorite sayılır. Çünkü Peygamber'i görmüş, onunla beraber bulunmuş olduklarından onların naklettikleri her şey hadis bilgisinin temelini teşkil eder. Bu bakımdan Ehl-i sünnet tarafınaan ashaba son derece hürmet ve saygı gösterilir. Onlara küfredenler şiddetle cezalandırılır. Ashabın isimlerine, hal tercümelerine ve rivayet ettikleri hadislere dair yazılmış çeşitli kitaplar vardır. Bunlardan İbn Sad'ın Kitab-ı Tabakat-ı Kebifi (Büyük Hal Tercümesi Kitabı), Abdülbaki bin Kanî'nin Mucem-is-Sahabe'si (Sahabeler Ansiklopedisi), Ebu Ömer bin Abdülberr'in Kitab-ül-istiab fi Marifet-il-Ashab'ı (Sahabeler Hakkında Büyük Kitap) sayılmağa değer. • Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar), Kur'an'ın XVIII. suresinde anlatılan bu şahıslar için müslüman ve hıristiyan yazarlar çeşitti bilgiler verirler. Sayıları kesin olarak bilinmiyorsa da 7 kişi oldukları iddia ediliyor. Rivayete göre Hıristiyanlığın ilk yayılmağa başladığı yıllarda Anadolu'da Hıristiyanlığı kabul eden gençler hükümdarın zulmünden korkarak şehri terk ederler. Yolda rastgeldikleri bir çobanı da yanlarına alarak bir mağaraya sığınırlar. Yanlarında çobanın köpeği de vardır. Bu yedi kişi mağarada uykuya dalarlar ve 309 yıl devam eden bir uykudan sonra uyanırlar. Hiç biri durumun farkında değildir, karınları acıkmıştır. İçlerinden birini ekmek almak için çarşıya gönderirler. Fırıncı verilen parayı tanımadığı ve çok eski bulduğu için almaz. Daha pek çok farklılıktan sonra Ashab-ı Kehfin uyuduğu mağara bir rivayete göre Efes'te bir başka rivayete göre Antalya veya Urfa yöresinde bulunmaktadır. İslâm kaynaklarında Ashab-ı Kehf'e verilen isimler şunlardır: Yemliha, Mekselina, Meslina, M ermiş, Debernuş, Saznuş, Kefeştateyus ve Kıtmir (köpek).